İSLAMİ FORUM “İlim'den Marifet'e”
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi. Lütfen Giriş yapın veya Üye olun. 24 Nisan 2014, 23:07:45


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



                  SPONSOR ALAN

Kusva | İslami Sohbet | Dini Sohbet | Semerkand Radyo | İlim Yuvası | Yemek Tarifleri | Haydarı Kerrar | Havas Forum | Buharalım | Radyo İslam

Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Hüseyin attan düştü, sahra-i Kerbelâ’ya ,Cibril kurban, haber ver, kabrinde Must
Cevaplar 5
Önceki Önceki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 6104
Sonraki Sonraki Konu

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hüseyin attan düştü, sahra-i Kerbelâ’ya ,Cibril kurban, haber ver, kabrinde Must  (Okunma Sayısı 6104 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Üye Bilgileri
salavat
*******
Avatar
Nüfus Bilgileri Cinsiyet:
Sponsor Bağlantı
Efendimiz (s.a.v)
Kayıt Tarihi 22 Haziran 2008, 14:40:27
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı: 3726
Başarı Tablosu Aktiflik
Deneyim
Seviye
Teşekkür Sayısı 88
İrtibat Bilgileri
« : 07 Ocak 2009, 16:35:54 »

İlahi Radyo Dinle | Radyo İslam “Ümmetin Sesi” | Türkiyenin en büyük online ilahi ve ezgi radyosunu sizde dinleyin!
Hasan’ın ağu içti, Leb‑i Sükkâr ah çeker,
Hüseyin attan düştü, kime şikâr ah çeker,
Nerde kalmış acaba, bak Zülfikâr âh çeker,
Ali’nin on bir oğlu, yerde yatar âh çeker,
Fatma ana ciğeri, sızlar sızlar âh çeker,
Ümmi-Gülsüm, Rûkiye, çifte nigâr âh çeker,
İbrahim, Kasım ağlar, kılar zâr zâr âh çeker,
Hatice ana duymuş, yavrum diyer âh çeker,
Meryem, Asiye gelmiş, ağlar ağlar âh çeker.
 
Hüseyin attan düştü, sahra-i Kerbelâ’ya
Cibril kurban, haber ver, kabrinde Mustafa’ya
 
Medine dağlarında, süsenle sünbül ağlar,
Taksirât nedir atmaz, esmez oldu yel ağlar,
Dağlar ingil-ingilder, sular sarhoş, yel ağlar,
Cümle kuşlar figanda, bak dertli bülbül ağlar,
Virânede baykuşlar, hû çeker yîl-yîl ağlar,
Kerbelâ’ya kulak ver, sahra ağlar, çöl ağlar,
Biten otlar baş eğmiş, çiçek-çimen gül ağlar,
Nâlet ola Yezid’e, şâh u gedâ kul ağlar,
Ey Murtaza gel yetiş, binekte düldül ağlar,
Hasan’ın ağu içmiş, gözyaşları göl ağlar,
Kerbelâ imdâd ister, gözler seni yol ağlar.
 
Hüseyin attan düştü, sahra-i Kerbelâ’ya
Cibril kurban, haber ver, kabrinde Mustafa’ya
 

Sabahat Akkiraz Tarafından Okunan Şekli

(Hatalı/farklı okunuşların altı kalın karakterlerle yazılmıştır)

Hasan’ım ağu içti, Leb‑i Sükkâr ah çeker
Hüseyin attan düştü, kime şikâr âh çeker,
Nerde kalmış acaba, bak Zülfikâr âh çeker,
Ali’nin on bir oğlu, yerde yatar âh çeker,
Fatma ana ciğeri, sızlar sızlar âh çeker,
. . .
. . .
. . .
 
Hüseyin attan düştü, sahra-i Kerbelâ’ya
Cibril kurban, haber ver, sultan-ı enbiyaya
 
Medine dağlarında, susamla sümbül ağlar,
. . .
Dağlar inim-iniler, sular sarhoş, yel ağlar,
Cümle kuşlar figanda, bak dertli bülbül ağlar,
Virânede baykuşlar, hû çeker yîl-yîl ağlar,
Kerbelâ’ya kulak ver, sahra ağlar, çöl ağlar,
. . .
Nâlet olsun Yezid’e, şâh u gedâ kul ağlar,
Ey Murtaza gel yetiş, binekte düldül ağlar,
Hasan’ım ağu içmiş, gözyaşları sel ağlar,
Kerbelâ imdâd ister, gözedirler seni yol ağlar.
 
Hüseyin attan düştü, sahra-i Kerbelâ’ya
Cibril kurban, haber ver, sultan-ı enbiyaya
Yukarıdaki manzumenin bazı mısraları alınmamakla eserin bütünlüğüne riayet edilmeyip, şairin meramını anlatmasına mani olunmuştur.

İyelik hatası vardır:

Hz. Peygamber ve yakınları olan kimseler güzel sözler sarfeden kimseler olduğundan, bizde »şeker dilli« anlamına gelen Araplarda ise bu tabir »şeker dudaklı« olarak kullanılır. Böylelikle o kimselerden biri kastıyla, yani Hz. Hasan’ın lakabı olup, »şeker dudaklı« anlamında olup, ona hitaben (»Hasan’ın« ağu içmiş) demekle Hz. Hüseyin’e haber veriyor ve o zehir içen şeker dudaklar acısını unutup bu olay üzerine âh çekiyor.

Sabahat Akkiraz’ın okumasında ise: »Ey leb‑i sükkar benim oğlum olan Hasan ağu içmiş« demekle 1. tekil şahsa indirgiyor ve anlam değişiyor. Bu durumda şairin bilgisini ve maksadını aşıp, şairin kişiliğini ve bilgisini inkâr ile başka sıfata sokmuş olunuyor. Tabii ki bu durum bilinçli ise çok kötü bir davranıştır, değilse de bilgi yetersizliği ile ummana dalmak tehlikelidir. Zararın faturası kime çıkar acaba?

Susamla sümbül demekle şairin yöresel dili muhafaza etmesine müsaade edilmemiştir ki: bu da yine şaire saygıyı getirmeyen bir davranıştır.

İninim-iniler demekle de yine şairin yöresel halk deyimlerini edebiyatımıza kazandırmasına da mani olunarak başka yörelerin deyişlerinden toparlayarak yazdığı anlamını vermek şaire yine haksızlık ve muradına mani olmak olarak değerlendirile bilinir.

Vezni bozmayarak kelime değiştirmeyi anlayamadım ama bilen yorumunu yapsın. »Nalet olsun Yezid’e.« buradaki »ola« sözcüğü yine »olsun« ile becayiş ettirilmiş. Sebebini bilmiyorum. Aynı durumda; »gözler seni« yerine »gözedirler« şeklinde değiştiğini görüyorum. Şiirin aruz ile yazıldığı düşünelim. O zaman açık/kapalı hece durumu değişeceğinden vezin de bozulacaktır. Demek ki bazı şeyleri bilmeden değiştirmek doğru olmaz.

İlk sırada olan ve manzumenin 3. bendi olan kısım daha evvelden kaset yapılmış olduğunu gördüm. Ama bu bölüm parçalanarak alınmıştır ve bölümün bütünlüğü korunmamıştır. İkinci sıradaki 4. bent ise 11 mısra olarak mevcuttur. Oysaki Sabahat Hanım buradaki iki mısrayı almamış olmasını yorumlayamıyorum.

Yine sanatçımızın kaset ve CD tanıtımlarında:

1. Albümde, parçanın Kerkük yöresi ve anonim olduğu,

2. Albümde ise yine Kerkük yöresi fakat söz Kağızmanlı Cemal Hoca olarak tanıtılmış.

Bu durumda her iki parçanın aynı kişi ve aynı yöre ve aynı halkın dili olduğu ortadayken bu yanlışların izahı da zor. Hem de Cemal Hoca Kerkük’te yaşamamıştır. Onun olan bu şiir nasıl olup da orada anonim oluyor anlamak olanaklı değil.

Cemal Hoca bu şiirinde herkesi ağlatmıştır. Lanet ettiklerini de lanetlemiştir. Ağlatmadığı da kalmamıştır. Bu göz ve duyguyla okuyalım ki hedefine 12’den varsın. Bebeği ancak annesi taşır başkası en kısa sürede ölümüne sebep olur. Başkaları başkalarının işin türkü çağıra çağıra görürmüş. Cemal Hoca’yı anlamak için birazcık Cemal Hoca olmak gerekir, onun gibi görmek gerekir.

Sabahat Akkiraz’ın »Türkü Hayattır« adlı albümünden Kerbela 2

Cemal Hoca’nın Kendi Kaleminden Olan Şekli

Adı geçen Terci-i Bent’in 1. Bendi
 
Yezid’e nalet olsun, niçün uydu hevâya,
Allah Allah bu ne hal, yaptı ehl-i âbâ’ya,
Hasan’a ağu verdi, zulmetti şehzâdeye,
Ümmet gözün kör ola, hele gel bu sahraya,
Şimir çaldı hançeri, gerdan‑ı hûb zibâya,
Nalet ola o kelbe, düşe kahr-ı Hûdâ’ya,
Esen yeller haber ver, bu hali Murtaza’ya,
De ki: Çifte kuzular, gitti dâr-ı bekâya,
Âl-i Yezid zulmünün, sesi çıkar semâya,
Bu ne cefâdır Allah, evlâd-ı Mustafa’ya
Hüseyin attan düştü, sahra-i Kerbelâ’ya
Cibril kurban, haber ver, kabrinde Mustafa’ya
Sabahat Akkiraz Tarafından Okunan Şekli

(Hatalı/farklı okunuşların altı çizili ve kalın karakterlerle yazılmıştır)

Yezid’e nalet olsun, niçün uydu havaya,
Allah Allah bu ne hal, yaptı al-i abaya
Hasan’a ağu verdi, zulmetti şehzâdeye,
Muhibbi al-i evlât gel, seyret bu sahraya,
Ali Ali yar Ali
Şimir çaldı hançeri, gerdan- şah zivaya,
Lânet ola o kelbe, düşe kahr-ı Hûdâ’ya,
Esen yeller haber ver, bu hali Murtaza’ya,
De ki: Çifte kuzular, gitti dâr-ül bekâya,
Ali Ali yar Ali
Ali Yezid zulmünün, sesi çıkar semâya,
Bu ne cefâdır Allah, evlâd-ı Mustafa’ya
Hüseyin atından düştü, sahra-i Kerbelâ’ya
Cibril kurban, haber ver, kabrinde sultan-ı enbiyaya
Ali Ali yar Ali
Yorum:

Yezid’in havaya uyması ne demek oluyor?

Aslında hava yerine hevâya uydu deseydi nefisine uydu anlamı olacaktı ama şimdi!

Ehl-i âbâ: »Âbâ ehli olanlar/ Hz. Peygamberin abasının altına aldığı ehl-i beyti« isim tamlaması değişerek, al-i aba olmuştur. Anlamı sapmamış mıdır acaba?

İkinci beytin son mısrası Muhibbi al-i evlât gel, seyret bu sahraya, şeklinde değiştirilmiştir. Bunun için geçerli belge var mıdır?

Üçüncü beytin ilk mısrasında şah zivaya, ne demektir? Anlamını bulamadım. Ama bildiğimiz kadarıyla bu tamlamanın hûb zibaya olması gerekiyor ki bir de anlamı var: Güzel ve yakışıklı gibi eş anlamları bulunuyor. Zaten hûb da güzel anlamını taşıyor. Öyleyse tamamını bakarsak: Şimir çaldı hançeri gerdanı güzel yakışıklıya olarak algılarız. Hem de Hz. Hüseyin’i şehit eden katilin adını da Şimir olduğunu da öğreniriz. Yine bu beytin son mısrasında Farsça bir tamlama vardı: »Dâr-ı bekâ« şimdi Arapçaya dönmüş ve dar-ül bekâ olmuş. Acaba neden, bilmiyorum. Hani yukarda bir kere daha demiştik ya bu şiir aruz ise veznine müdahale etmiyor muyuz acaba. Yani şair iyi yapamamış da bizler onu anlamak yerine anlan(ma)masını mı sağlama görevimiz var diye kendime soruyorum.

Nakarattaki »Hüseyin atından düştü, sahra‑i Kerbelâ’ya« mısrasındaki attan kelimesi atından şekline girmiştir ve vezinde bir hece ilave edilmiştir.

Bu manzume, 5 beyit ve bir nakaratı olmak üzere 6 beyit halinde 7 bendi vardır. Sabahat Hanım bu sefer mısralar halında olan manzumeyi dörtlük olarak göremeyince sanırım onları dörtlüğe çevirmiş ve bakmış ki 5 beyit toplam olarak 10 mısra ediyor, dörderli olarak parçalayınca da iki buçuk kıta oluyor. Öyleyse çözümünü pratik olarak bulmuşlar ve nakaratı da işin içine katınca 12 mısradan üç kıta çıkıyor.

Ayrıca bu manzumenin içeriği bir ağıttır ki asırlar boyu yürekleri yakan ateşin daha da çoğalmasıyla ne denli bir anlamı olduğunu söylemek bile yersizdir. O halde haddimizi de aşmak istemem ama, ağıtların bestesinde bir faklı yorum üslubuna dikkat edileceğini sanıyordum. Bir oyun havası şeklinde olursa, bu inanç sahiplerini de incitmiş olabilir düşüncem hâlâ mevcuttur. Bu düşüncemle iddialı olmamakla birlikte sürç-ü lisan ettiysek affola.

Şimdi aklıma geldi ya: Ç bir öncekinde neden bu yöntem uygulanmamış acaba. Belki de o başka birinin şiiridir diye yorum yapıyorum ama Cemal Hoca’dan herhangi bir biçimde »alarak«  o şair irtihal denen suçu işlemiştir.

Varan 3: Biz Âşıkız

Şimdi de aynı sanatçımızın okuduğu aynı şairimize ait bir eseri daha var.

Bu eser 7 dörtlükten mürekkeptir.

Ama sanatçımız 1. 2. ve 6. dörtlüklerini okumuştur.

Adı: Biz Âşıkız

Bu şiir/deyiş de yine sanırım Kerkük yöresi ve bilinmeyen kimselerden alınmış.

Ama bakıyorum ki benim tarafımdan yeniden çevrilerek 2007’de basımı yapılan »Kağızmanlı Cemal Hoca« adlı kitabın 299. sayfasında 284 numaralı şiir olarak bulunmaktadır. Akıl almaz bir şekilde donup kalıyorum. Şiirin tamamı 7 dörtlük veya 7 beyittir. Çünkü bu nazım şeklinde üstat Cemal Hoca Yunus Emre’de gördüğümüz örneklere benzer bir şiir yazmıştır.

İster dörtlükler halinde 5+3=8 heceli vezinle okuyun yazın, ister beyitler halinde 8+8=16 heceli vezinle iç kafiye oluşturarak okuyup yazın.

Ama sanatçımız bu şiirin ikinci kıtasında daha güzel olması için 2 ve 3. mısraların yerini değiştirmiştir.

Ama iki mısra birbirini tamlayan cümleler olunca iş biraz karışmış. Bu dizeleri aşağıda siz de dikkatle bakınca apaçık göreceksiniz.

Bu uslusuzluk sanırım aceleyle bir şeyler yapanların başına gelir derler ya, yine de ben bir kişi hariç herkesi tenzih ederim.

Şiirden mevzu olan 2. dörtlüğün açılımına ve yorumuna beraber bakalım.

Biz âşıkız tâ ezeli, her dem söyleriz gazeli
Candan severiz güzeli, sevmeyende vicdan olmaz
Bir de şiirin tamamını görelim. Aşağıda Akkiraz’ın yorumladığı kıtalar kalın puntolarla yazıldı. (Albüm: Kaygusuz)

Cemal Hoca’nın Kaleminden

Olmaz (Biz Âşıkız)
 
Biz âşığız ne söylesek
Sözümüzde yalan olmaz
Sır içinde sır saklarız
Hiç kimseye ayân olmaz
 
Biz âşıkız ta ezeli
Her dem söyleriz gazeli
Candan severiz güzeli
Sevmeyende vicdan olmaz
 
Bezmü elest mestesiyiz
Bin bir çiçek destesiyiz
Biz güzeller hastasıyız
Derdimize derman olmaz
 
Biz güzellere taparız
Sanma ki yoldan saparız
Eşiklerini öperiz
Bize başka devran olmaz
 
Biz ağlarız yaşın yaşın
Var mı senin de telaşın
Ala gözün hilal kaşın
Bundan artık seyran olmaz
 
Git teslim ol bir mürşide
Hikmetini gör her şeyde
Güzel sevmeyen kişide
Vallahi din iman olmaz
 
Budur âşıkların hali
Daim tevhid okur dili
Cemâl Hoca aşk bülbülü
Saksağanda figan olmaz
Sanatçımızın stüdyo kaydından ikinci dörtlüğün şekli şöyledir:

Biz âşıkız ta ezeli
Candan severiz güzeli
Her dem söyleriz gazeli
Sevmeyende vicdan olmaz
(Gazel söyleyin ki vicdanınız olduğu anlaşılsın gibi bir şey çıkmakta ortaya.)

Çok masum gibi görünen iki dizenin yer değiştirmesinin ne denli bir tuhaflığa dönüşebildiğini belirtmemek yersiz ve bizim de noksanımız olur. Bu sözleri Cemal Hoca böyle demezdi.

Kerbela şiirleri/deyişlerine, yani bunların Sabahat Akkiraz’a hangi kanaldan ulaştığına ilişkin kesin bir yorum yapmak şu an olanaklı değil. Bunu en iyi Akkiraz’ın kendisi açıklayacaktır mutlaka. Ancak »Biz Aşıkız« adıyla söylenen türküyü dinleyince bunun aslında tipik bir »Kafkas havası« olmasına karşın (yine bilemediğim bir nedenle) Güney bölgesine doğru inerken ritmi ve ezgisinden dolayı »Kerkük havası« olarak anlaşılmış olması muhtemel gibi gelmekte bana. Gerçi Kafkas ve Kerkük havaları da kendi içinde fark edilir ve ayrılır uzman bir bakışla ama zaten yalnızca ölçüsü olarak değil ritmi/hızı açısından da ortalama bir sanatçının bunu anlaması zor olmasa gerek. Yorumu biraz daha ileri götürerek devam edeyim. Belki Kars yöresinde askerlik yapmış biri bu türküyü öğrenip kendi yöresinde okumuş, bundan da başkaları öğrenmiştir. Ezgiler, ritimler coğrafi yapıyla birlikte şekillendiğine göre de Kafkas ezgisi Kerkük dolaylarına taşınmış olabilir.

Ezgi/hava dışında dikkat edilmesi gereken ve (aslında çok da zor olmayan) bir başka yan ise sözlere kulak vermektir. Kerkük yöresinde geleneksel şiir boyutunda bu tarzda şiir yazan şair yoktur. Kerkük türküleri de temelde halk edebiyatının mani (ve de cinaslı) türü üzerine kuruludur. Bunun da gözden kaçtığı, anlaşılamadığı ortada.

Bir de bütün bunların dışında aşıklık geleneğinde mahlasın geçtiği bölümün okunmaması önemli bir hatadır. Şiirin/deyişin uzunluğu itibariyle tümün okunması/yorumlanması uygun görülmeyebilir sanatçı tarafından. Bunu kabul etmeli. Ancak bir prensip olarak ilk dörtlük (bu bölümler kuble, kıta, beyit vs. olarak da adlandırılır yerine göre) aradan bir (ya da gerekli görülürse daha fazla) son dörtlük okunmalıdır. Aşıklık geleneğinde bu, olmazsa olmaz bir kuraldır. Yine de her durumda albüm bilgilerinde şiirin tümümün özenle aktarılması gerekir. Bu hem aşığa/şaire saygı açısından hem de bunlardan yararlanan başka insanlara doğru bilgi verme gereğinden dolayı önemlidir.

Em. Öğr. Ünal Mehmetbeyoğlu
Logged
salavat
''İNCİTMEYEN VE İNCİNMEYEN  BİR KALP NASİP ET YARAB''
Üye Bilgileri
ş-e-v-v-a-l
****
Avatar Yok
Nüfus Bilgileri Cinsiyet:
Sponsor Bağlantı
Efendimiz (s.a.v)
Kayıt Tarihi 01 Haziran 2012, 08:28:22
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı: 4300
Başarı Tablosu Aktiflik
Deneyim
Seviye
Teşekkür Sayısı 0
İrtibat Bilgileri
« Yanıtla #1 : 08 Ocak 2009, 10:35:05 »

Hüseyin attan düştü, sahra-i Kerbelâ’ya
Cibril kurban, haber ver, kabrinde Mustafa’ya  Emeğine Sağlık
Logged
Üye Bilgileri
Bedir
*
Avatar
Nüfus Bilgileri Cinsiyet:
Sponsor Bağlantı
Efendimiz (s.a.v)
Kayıt Tarihi 31 Mart 2008, 16:52:07
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı: 4213
Başarı Tablosu Aktiflik
Deneyim
Seviye
Teşekkür Sayısı 375
İrtibat Bilgileri
« Yanıtla #2 : 08 Ocak 2009, 11:28:36 »

 Allah Razı Olsun Emeğine Sağlık
Logged
Bedir
"Hayat Bu.. Solar Güzelliğin Kalmaz Yüzünde"
Üye Bilgileri
salavat
*******
Avatar
Nüfus Bilgileri Cinsiyet:
Sponsor Bağlantı
Efendimiz (s.a.v)
Kayıt Tarihi 22 Haziran 2008, 14:40:27
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı: 3726
Başarı Tablosu Aktiflik
Deneyim
Seviye
Teşekkür Sayısı 88
İrtibat Bilgileri
« Yanıtla #3 : 08 Ocak 2009, 16:42:00 »

Allah cc şefaatlerine nail etsin..
Logged
salavat
''İNCİTMEYEN VE İNCİNMEYEN  BİR KALP NASİP ET YARAB''
Üye Bilgileri
Ecrin
*
Avatar
Nüfus Bilgileri Cinsiyet: Bayan
Sponsor Bağlantı
Efendimiz (s.a.v)
Kayıt Tarihi 18 Aralık 2008, 21:17:40
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı: 1143
Kişisel ileti Müptelanım Ya Resul ...

Başarı Tablosu Aktiflik
Deneyim
Seviye
Teşekkür Sayısı 17
İrtibat Bilgileri
« Yanıtla #4 : 08 Ocak 2009, 17:00:46 »

 Allah Razı Olsun Emeğine Sağlık
Logged
Ecrin
Linkleri Görebilmek için Üye Olmalısınız
Üye ol veya Giriş yap
Üye Bilgileri
ilkbahar
*******
Avatar
Nüfus Bilgileri Cinsiyet:
Sponsor Bağlantı
Efendimiz (s.a.v)
Kayıt Tarihi 01 Haziran 2012, 08:20:15
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı: 3000
Başarı Tablosu Aktiflik
Deneyim
Seviye
Teşekkür Sayısı 1
İrtibat Bilgileri
« Yanıtla #5 : 08 Ocak 2009, 23:36:37 »

 Allah Razı Olsun Emeğine Sağlık
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
Google Search
Google Arama
 
Gitmek istediğiniz yer:  

| Sohbet | Menzil | Dini Sohbet | islami Sohbet | Kahta | Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | iSLam [Script] v1.o |
Google PageRank Checker - Page Rank Calculator
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

Sitemizde “yer alan” herhangi bir yazı, makale, resim, reklam gibi olumsuzluk ifade eden şeylere rastlarsanız bize iletiniz

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM


Google ve orumceklerin son ziyareti 21 Nisan 2014, 23:19:13